Önceki Sonraki

Geciken Reaksiyon

24 Şubat 2016 / LİDERLİK

New York ‘ta Wall Street ile başlıyan protesto eylemleri batı dünyasının pek çok merkezinde yayılarak devam ediyor. Bu eylemlere kararlılıkla katılanların dile getirdikleri eleştirilerin başında ülkelerini yöneten liderlerin… hükümetlerin bankaları kurtarmak için yaptıkları çalışmalar, aldıkları önlemler geliyor. Protestocular diyorlarki “siz bankaları , yani ülke nüfusunun sadece %1 ini temsil eden kesimi kurtarıyorsunuz… bunu yaparken nüfusun % 99 unu temsil eden kesimin haklarını yiyorsunuz… Bunu yapmayın !…” ve ekliyorlar   “ kahrolsun bankacılar… bütün sorunlar bu bankacılardan çıkıyor. Siz yöneticiler, bu bankacıları koruyarak bizim hakkımızı yiyorsunuz…”

Kızgınlığın nedeni vergi ödeyenlerin , ödedikleri vergiler ile bu kurtarmaların finanse edilmesi. Aslında bu vergilerin nereye ve ne tutarda tahsis edileceğine hükümetler karar verdiği için… eleştirilerin hedefinde hükümet yetkilileri yer alıyor. Amerika’da…İngiltere’de…İtalya’da…İspanya’da… Yunanistan’da… ve diğerlerinde…

Ben bu protestoların gecikmiş olduğunu ve ayrıca hedeflerinin de şaşırmış olduğunu düşünüyorum. Bu protestolar daha sert olarak 2008 de beklenirdi. Küresel olarak once finans ve sonra da ekonomik krizin nedenleri finans yöneticilerinde ve bankacılarda aranmalıydı. Dünya ekonomisinin içine girdiği müthiş girdap… ekonomik çöküntü gözü dönmüş bankacıların tetiklediği ve onları denetliyemeyen, düzene sokamayan kamu otoritesinin neden olduğu bir kriz di. Bu yaraları ülkeler kamu fonları ile aşmaya çalıştılar. Bu kamu fonları da “vergi ödeyenlerin” ( Tax Payers) ödedikleri vergiler ile oluştu. Sonuç olarak krizin yükünü vergi ödeyenler çekti… O zaman bu %99 neredeydi… neden çok daha sert olarak Wall Street ve diğerlerini protesto etmediler…

2008 ve 2009 küresel kriz olduğunda %99 halkı temsilen insanlar bugünkü kadar küresel protestolar gerçekleştirmediler… başta Londra olmak üzere bazı şehirlerde sert protestolar olmasına karşın bu hiçbir şakilde küresel bir protesto eylemine dönüşmedi.

Türkiye’deki 2001 ve 2002 ekonomik krizi ise bankalarını hortumlayan banka sahipleri…buna imkan veren bir kısım bankacılar…devlet bankalarına görev zararı yazdıran siyasiler tarafından çıktı… Bizim krizimizde gözden kaçan ise bankalarını hortumlayanları görmezden gelerek , doğru denetlettirmeyerek… veya denetim raporlarını sümen altı ederek … onların bir şekilde desteğini almış siyasi yöneticilerdi. Diğerleri hesap verirken siyasiler sessizce sıyrıldılar…Sadece politika sahnesinde silinmekle kurtardılar. Sonuçta biz vergi ödeyenlerin ödedikleri vergiler ile… yeni kamu borçlanmaları ile yük halkın üstüne bindi. Başka da çaresi yoktu… Türkiye bu büyük krizden başarılı bir şekilde çıktı… ama ne maliyetle !… Bunlar olurken ülkemizde büyük başkaldırı olmadı , Bugünlerde Yunanistan da görülen türden anarşik kapışmalar olmadı.

Bugün ise Avrupa’da başlıyarak patlak veren krizi tetikleyen bankacılar değil… bankalar da değil… Krizin asıl nedeni Kamu borçları ( sovereign debt) ve devletlerin riski ( sovereign risk). %99 un hesap sorması gereken kişiler bankacılardan çok kamu yöneticileri, siyasi liderler olmalı. Bu kamu borçlarını yapanlar, kaynakları hesapsızca dağıtanlar, siyasi çıkar uğruna ayağını yorganına göre uzatmayanlar…

Peki bu siyasi yöneticiler, kamu yöneticileri nasıl görev başına geldiler?… yine %99 un bir kısmının verdiği oylarla geldiler. Bugün Yunanistan veya İspanya örneğinde bugünkü kamu borcuna neden olmuş… kaynakları savurmuş, israf etmiş hiçbir siyasi kişiye hesap sorulmuyor… Bankacılar hedef alınıyor. Bankacıların bu dönemdeki hataları Avrupa Birliğine gerektiğinden fazla güvenmeleri… birlik üyesi ülkelerin temerrüde düşmeyeceklerine somut temele dayanmadan inanmaları ve bu riskleri gözardı etmeleri… Bunlar tabiiki önemli bankacılık hataları. Ama krizi başlatan ve asıl nedeni olan bunlar değil. Ülkelerini döğru dürüst yönetemeyen liderler…siyasi ler… hükümetler… bürokrasi.

Yalan ve yanlış raporlama yaparak AB fonlarını ve desteğini alan devletler şimdi yükümlülüklerini karşilayamayarak utanç içinde olmakla karşı kaşıya… AB yi yanıltarak alınan fonlarla yaratılan gerçek dayanağı olmayan zenginmişçesine yaşam şimdi sonuçlarını veriyor…

%99 u temsil eden protestocular… ve %99 halk kendilerinin yalanlarına inanarak işbaşına getirdikleri siyasiler nedeni ile suçu kendilerinde arasınlar… Biz ülkemizde bu hataları devamlı yaparak geçmişte moratoryum ilan etmiş… temerrüde düşmüş bir ülke olarak derslerimizi acı bir şekilde aldık … yüklerini çektik. Şimdi bizdeki %99 bu derslere bakarak oyunu atıyor… siyasileri görevlendiriyor…

Yorum Bırakın

Go Up