Önceki Sonraki

Bir Sivil Uyanış Hikayesi

15 Ocak 2016 / EĞİTİM

sivil-uyanis-hikayesiKasım 2015

Geçenlerde Peryön İnsan Yönetimi Kongresi’ne katıldım. Benim katıldığım oturumun konusu “Bir Sivil Uyanış Hikayesi”ydi. Beni hem WWF ile yaptığım çalışmalar hem de eşimle birlikte onun adına yaptırdığımız Kız Meslek ve Teknik Lisesi’ni konuşmak için davet etmişlerdi. Sivil toplum çalışmaları çok önemsediğim bir konu olduğu için katılmaktan çok memnun oldum. Ayrıca bu toplantı sayesinde toplantıya birlikte katıldığım fişek gibi bir gençle tanışma fırsatım oldu. Anlattıkları, yaptıkları, yarattığı enerji bana tekrar gelecek için umut verdi.

Her zaman söylediğim gibi birey olarak yaşamımıza anlam katmamız lazım. Toplumun ihityacı olan bir alana mutlaka yatırım yapmamız gerekiyor. Kendi yaşamımın anlam kazanması için sadece cebimin dolması değil, sadece çok güçlü pozisyonlara gelmek deği, topluma bir birey olarak ne katkı yaptığımız önemli… Eğitim olabilir, çevre olabilir, farklı birşey olabilir …ne yapabiliyorsan. Yeterki birşey yap örnek olsun. Tabiki yaptığım bir katkı ile ülkemizin problemi çözülmüyor ama öyle bir örnek oluşturabilirimki başkaları da esinlenebilir diye düşünmek, bakmak lazım.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nda iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmaya çalıştık. Kimse dinlemiyordu. Tarım sürecine etkisi, sanayiye etkisi, bizden sonraki kuşaklara etkisi… Kimsenin pek de umurunda değildi. Daha sonra yaptığımız bu katkılardan dolayı United Nations’dan ödül aldık demekki yaptığımız işler bir yere varmıştı. Çok mutlu etti bizi.

sivil-uyanis-hikayesi-2

Tabiki bir de okul konusu varki o da bizi mutlu eden başka bir süreç. Eşimin isteği üzerine yaptırdığımız okul. Eşimin aklında ilk başta 200 öğrencilik bir okul vardı. Sayın Kaymakam Seyfettin Bey’in vizyonerliği sayesinde de, yaptığımız çalışmalar ile müthiş bir proje çıktı. 1150 kız öğrenci okuyor şu anda. Okulumuza aileler kızlarını teslim ediyorlar ve kız çocukları meslek ediniyor. Atölyeler var sadece derslik değil .. Ayakları üzerinde durmayı öğreniyorlar. Bunu yaptığınız sürece görüyorsunuzki çevre bundan etkileniyor. Yapmadığınız zaman görüyorsunuzki bu kızlar okuyamayacak ve toplumun şartlarına göre erken yaşlarda evelendirilecek veya tarlalarda çalıştırılacak. Bir gün Ramiz Köftecisi’nde oturuyorum, bir genç kız geldi önlüklü . Siz Akın bey misiniz dedi. Evet ben Akın bey’im dedim. Size nasıl yardımcı olabilirim. Ben size teşekkür etmek istiyorum dedi. Ben neden bana teşekkür ediyorsunuz diye şaşırınca, “Siz benim okulumu yaptınız. Ben orda okudum. Mezun oldum şimdi çalışıyorum kendi hayatımı kazanıyorum” dedi.

İşte hedef budur. Orda oturup ağlarım. Çünkü o öğrenci yaşamını belirliyor. Öyle bir yere geliyorki profesyonel yaşamda kazandıklarınız, yaptıklarınız tamam ama mutlaka yaşamınıza anlam katmak açısından sivil topluma yönelik ödevlerimizi yaptık mı diye kendimize sormamız gerekiyor. Doğa olabilir, engelliler olabilir, başka birşey olabilir. Oy ve Ötesi’nde gibi birşey olabilir ama birşey yapmak gerek.

Katılmaktan çok keyif aldığım bu programda konuştuklarımızı ve çok ilham verici olduğunu düşündüğüm Sevgili Serkan Çelebi’nin de anlattıklarını dinlemek isterseniz diye aşağıda oturumun kaydını da paylaşmak istedim.

Yapılanların örnek olması ve sizlere de ilham vermesini dilerim…

Yorum Bırakın

Go Up