Önceki Sonraki

Federal Reserve…

04 Haziran 2015 / LİDERLİK

Herkes kulak kesilmiş, dikkatlerini toplamış Amerikan Merkez Bankası (Federal Reserve) piyasaya likidite vermeye devam edecek mi diye izliyor. Küresel ekonomiyi derinden etkileyen bir uygulama sürecek mi? Soru bu… Veya nasıl sürecek, piyasalar nasıl etkilenecek? Çünkü bu sadece ekonomistleri değil, bütün piyasaları, kurları etkiliyor.

TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesi olarak görülüyor. Bu yazımda Federal Reserve’in ne yapacağını kestirecek değerlemelere değineceğim. Bu satırları Amerika’dan yazıyorum. Burada ekonominin nasıl geliştiğini, morallerin ve tüketici güveninin nerelerde olduğunu anlamak için pazarın içinde bizzat yaşamak pek çok şey öğretiyor.

BÜYÜK FARK

Geçen yıl aynı dönemdeki Amerika ile bugün arasında büyük fark var. Bu, hemen hissediliyor, gözlemleniyor. Ekonomi daha hareketli ve moralli. Yatırımlar artıyor, ekonomik canlılık yükseliyor, sadece yıl sonu ve Noel nedeniyle olan mevsimsel etkileri dikkate almasak bile olumlu gelişmelere tanık olabiliyorsunuz.

Kriz öncesi büyük atılımda olan Florida’da, Miami’de inşaatlar ve yeni işyerleri krizle beraber durmuştu. O kadar ki büyük yatırımlarla başlanılan inşaatlar yarıda bırakılmıştı. Daha gecen yıl Miami’nin merkezine karşıdan bakıldığında, inşaatı tamamlanmış büyük gayrimenkullerin hemen tamamı boş ve geceleri hiçbir ışık olmaksızın kapkaranlıktı.

Yollar boş, trafik serbest, alışveriş merkezleri tenhaydı. Şimdi ise büyük canlılık var. Gözle görülür şekilde her şey değişmiş. Yollar, yeni arabalarla dolu, alışveriş hızlanmış. Yarıda bırakılan inşaatlar tamamlanmış, satılmış, birçoğunun içine yerleşilmiş.

Uzaktan baktığınızda Miami şehir merkezinde ışıksız, simsiyah duran dev binaların hepsi ışık saçıyor. İnsanlar, yerleşmiş, pırıl pırıl ortalık. Pek çok yeni büyük yatırım başlamış, bütün hızıyla devam ediyor.

DEĞER ARTIYOR

Gayrimenkul değerlerinin son birkaç yılda yaklaşık yüzde 25 arttığı belirtiliyor. Önümüzdeki yıllar için de artış beklentileri dile getiriliyor. Zaten ekonomik göstergelere baktığınızda da bu resmi değerlendirebiliyorsunuz. ABD ekonomisi, son çeyrekte yüzde 4,1 büyüdü.

Bu büyüklükteki gelişmiş bir ekonomide müthiş bir oran. Ekonominin, yüzde 3,6 oranında bir büyümeyle yılı tamamlaması öngörülüyor. Yani işler, Amerika’da olumlu gelişiyor. İşsizlik yüzde 7’ye düşmüş vaziyette. Belki daha da önemlisi, önümüzdeki birkaç yıl büyümenin yüzde 3’ün üstünde olması öngörülüyor. Yani beklentiler, ekonominin daha da iyiye doğru gitmesi, büyümenin sürmesi yönünde.

Sanayi üretimi, 2008 krizinden önceki seviyesini yakalamış, hatta geçmiş durumda. 2008’de sanayi üretimi endeksi 100.8 iken, izleyen kriz yıllarında yüzde 18-19 düşüş yaşamışken, bu endeks şimdi 101.3… Yani kriz öncesi seviyesini yakalamış, geçmiş.

Amerika 6 yıl sonra sanayi üretimini aynı seviyeye getirmiş durumda. Kalkınmış diğer ekonomilere bakıldığında durumun hala böyle olmadığını görüyoruz. İngiltere’de yüzde 11, Almanya’da yüzde 2, Japonya’da yüzde 12, Fransa’da yüzde 13, İtalya ve İspanya’da yüzde 20 civarından daha düşük… O ülkelerde sanayi üretimi, kriz öncesi seviyeleri hala yakalayamamış durumda…

Amerikan ekonomisindeki beklentilerin de olumlu olması nedeniyle Federal Reserve’ün bono alımlarını kademeli olarak kısacağı ve piyasaya daha az likidite pompalayacağı öngörülüyor. İlk olarak 10 milyar dolarlık kısıntı, piyasaları etkiledi, kurlar bundan payını aldı.

Amerikan sermaye piyasalarına bakıldığında henüz bir gerileme görülmedi. Standard and Poor’s 500, Dow Jones Industrial Average ve Nasdaq Composite endeksleri hep yukarı hareket etti. Federal Reserve’ün ilk 10 milyar dolarlık kısıntısı, TL kuru üzerinde büyük etki yaptı.

Bu baskının, önümüzdeki dönemde de devam edeceğini beklemek yerinde olur. ABD ekonomisinde bu gelişmeler, beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesiyle piyasaya likidite verilmesinin sınırlandırılmasına tanık olacağız. Yani Federal Reserve, yeni başkanıyla bu kısıntılara devam edecektir.

Yorum Bırakın

Go Up