Önceki Sonraki

İstihbaratın Gücü ve Dikkate Almamanın Bedeli

04 Nisan 2016 / LİDERLİK

2 Nisan 2016

Kasım 2015 ayında Malta’nın Valetta kentine seyahate gittik. Yıllar önce bu adada Garanti Bankası’nın şubesini kurmuş ve açmıştık. O zaman yönetim kurulu başkanımız merhum Ayhan Şahenk ile beraber açılışını yapmış ve Malta Başbakanı Edward Fenech Adami’yi ziyaret edip yemek yemiştik. Başbakanın sade odasında duvarda sadece bir tablo vardı… güçlü Osmanlı donanmasının 16. Asırda yaptığı kuşatmaya direnmelerini ve savaşı kazanmalarını gösteren yağlıboya tablo…

Bir rastlantı eseri Valetta ‘da olduğumuz günlerde “1565 Büyük Kuşatma” adı ile Valetta müzesinde bir özel bir sergi açılmıştı… ben de tarihe merakım nedeni ile hemen bilet alıp gittim. Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü olduğu Kanuni Sultan Süleyman döneminde deniz kuvvetlerine, donanmaya büyük önem verilmiş ve birçok denizaşırı yer fethedilmişti… Gücünün zirvesindeki bu İmparatorluk nispeten küçük bir ada olan Malta ‘yı neden ve nasıl alamamıştı? … bunu merak ediyordum.

Müzedeki sergiyi büyük dikkat ile saatlerce zaman ayırarak gezdim ve o döneme ait sergilenen herşeyi incelemeye çalıştım… Bütün gördüğüm silahlar, zırhlar , kılıçlar, güllelerden daha da ilginç bulduğum iki defteri , yazıyı saatlerce okudum…

Büyük kuşatmadan üç, hatta dört yıl önce birbirinden haberi olmayan iki Malta casusu İstanbul’da etkili çalışmalar yapmış ve okuduğum bu defterlerdeki yazıları göndermişlerdi. Bu yazıların arasında sadece birkaç ay vardı ve bu iki kişi de diğerinin böyle görevi olduğunu bilmiyordu. İki haber alma casusu merkeze gönderdikleri raporlarında özetle şunu söylüyorlardı :

“Osmanlı Hükümeti Malta’ya sefer yapma hazırlığına başladı… burada bu hazırlık belki bir yıl kadar sürebilir…büyük bir donanma ile gelecekler… İstanbul’un fethinde de görülen zamanın en gelişmiş toplarını da getirerek Malta Adasını almaya çalışacaklar… bu toplan en gelişmiş Bizans surlarını delebilen müthiş etkili silahlardır…Osmanlı saldırısına mutlaka hazırlıklı olun”

Bu istihbaratı Valetta yöneticileri ciddiye almışlar ve hazırlıklara başlamışlar… öyleki İtalya’dan, Sicilya’dan gereken silah, mühimmat ve stoklamanın yanında , gıda , su ve diğer gereksinimler için hazırlanmışlar… kaleler içinde yeni kuyular açmışlar. En önemlisi Osmanlı’nın müthiş toplarının güçlerini önemseyerek dönemin en ünlü mimarına yepyeni kale tasarımı yaptırmışlar… inşaatını gerçekleştirmişler.O güne kadar görülmemiş Bu kalelerin tasarımlarının en önemi özelliği sadece kalın bir veya iki duvardan oluşmaması… Güllelerin etkisini en aza indirecek şekilde sekiz hatta on metre genişliğinde eğimli, üstten kapalı, üçgen şekiller halinde düzenlenmiş çok yüksek kaleler olmasıymış… Hala ayakta sağlam olan bu kalelerin tasarımının başka özellikleri de varmış… daha ayrıntıya girmeyeceğim.

Önemli olan gelen istihbaratı çok ciddiye almışlar ve hazırlığa hemen başlayarak bütün gereksinimlerini yerine getirmişler. Osmanlı’nın bu hazırlıklardan haberi yokmuş … anlaşılan önemsemeyerek bilgi iletecek casusları da herhalde yokmuş. Sonuçta kuşatmaya gelen ve 30.000 kişilik ordusu ile savaşan Osmanlı kendisinin yarısından az güç ile savunulan adayı alamayarak üç ay sonunda başarılı olamayıp geri gitmiş…

Bu hikayeden çıkan en büyük ders istihbaratın önemidir…

Bugünlerde yaşadığımız sorunların da üstünden gelmek için en önemli unsur istihbarattır… Aynen binlerce yıl önce ünlü Çinli komutan Sun Tsu’nun yazdığı gibi…

Yorum Bırakın

Go Up