Önceki Sonraki

Jakaranda’lar ve Lizbon…

21 Mart 2018 / SEHAYAT

Avrupa kıtasında görmediğim ender yerlerden birisi Portekiz’di. Mayıs ayında  Bodrum’da beklenmedik bir şekilde akşamları çok serin olduğunu görünce denize açılmayı dört gün erteleyip Gülin ile Lizbon’a uçtuk.

Bilmeden Lizbon’un en güzel mevsiminde  gelmişiz… Şehirdeki yüzlerce “jakaranda” ağacları mor çiceklerini açmış, insanı heyecanlandıran muhteşem bir doğa… Bu güzelliği  bütün şehri kaplamış vaziyette bulduk Lizbon’u. On gün civarında bu çiçekler ağaçta kalırmış ve öğrendiğime göre iki yilda bir böyle coşkulu çiçek açarmış…  Bizim Yalıkavak evimizin bahçesinde yirmi yıl önce diktiğimiz jakaranda ağaclarımız da yılda iki kez çiçek açar ve bizi şölen halinde karşılardı… Biz de pek sevinirdik…

Lizbon’un nüfusu için yaklaşık bir milyon  dediler… Ben lise oğrencisi iken İstanbul nüfusu da bir milyondu. Şehirde büyük kalabalık yok, yollarda trafik akıyor. Orta cağlardan kalma binaları aynen korumuşlar ve hemen hepsi kullanılır vaziyette.

Portekizliler barışcıl insanlar. Ekonomik sıkıntıları olmasına rağmen havada gerginlik yok. Böyle olunca bizim gibi gezginler turistler de rahat ve keyifle zaman geçirebiliyor… Hemen herkes yabancılara yardımcı, turizmin değerini biliyorlar.

Antik ve modern sanat müzeleri var. MAAT ismindeki modern sanat müzesinde sergilenen sanat eserlerinden cok  biz müzenin mimari yapısından daha çok etkilendik.

Ama Calouste Gulbenkyan müzesi muhteşem. Müzede sergilenen yüzlerce Mısır, Çin, Osmanlı, İran , Greko Romen eserler fevkalade sergilenmiş… Hemen hepsi çok iyi durumda. Özellikle onbeş ve onaltıncı yüzyıl İznik Seramik koleksiyonu ve aynı dönem Bursa ipek dokumaları sergisi gerçekten harika… Lizbon’da sadece bir müze görülecekse bu mutlaka Gulbenkyan müzesi olmalı.

Bu müzenin bir de görsel sanat sergilendiği bir bölümü var, orada da Almadar ‘ın resim sergisi vardı… Bu retrospektif sergi ünlü sanatçının pekçok eserini görme olanağı veriyor. “D” gurubu resim akımından etkilenmiş bu sanatçı pekçok eser vermiş… Mutlaka görülmeli.

Lizbon’da çok güzel yemek yenecek restoranlar var ve fiyatları İstanbul’daki benzerlerine kıyasla yarı yarıya… Hesap çok makul geliyor. O zaman İstanbul’un ne kadar pahalı bir kent olduğunu insan tekrar görüyor… Portekiz çok iyi bir şarap ülkesi, endemik üzüm çeşitleri 250 -300 çeşit  var… Beyazlarda Algarve, Alvarace, Boais , Codo, Lamiero ve diğerleri… Şaraplık kırmızı üzümlerde ise Baga, Borracal, Camarate,  Monvedro , Seara Nova, Vinhao endemik üzüm çeşitleri var.

Güzel şarap yanında gezilip görülecek çok güzel beldeler var. Lizbon’un hemen yakınında Sintra ve Caiscas görülecek ve hatta birkaç gün kalınacak ilginç yerler…

Yorum Bırakın

Go Up