Önceki Sonraki

Kentlerin Sürdürülebilirlik Araştırması … ve Eskişehir

24 Şubat 2016 / SÜRDÜREBİLİRLİK

2011

Mastercard ‘ın desteği ve sponsorluğıunda Boğaziçi Üniversitesi kentlerimizin sürdürülebilirlik araştırmasını tamamlayarak Nisan ‘ın üçüncü haftasında sonuçlarını açıkladı. Prof. Refiz Erzan ‘ın öncülüğündeki öğretim üyelerinden oluşan bir ekip ülkemizdeki 29 kenti nesnel ve öznel olarak araştırarak inceledi. Bu kentlerin onaltısı büyükşehir belediyeleri olan kentler…

Boğaziçi Üniversitesi   bu incelemeyi kentlerin ekonomik , sosyal ve çevre performanslarından oluşan bir sürdürülebilirlik bileşik endeksi oluşturarak ve bu kentlerdeki yaşam kalitesini sorgulayarak yaptı. Nesnel incelemede kentlerin istatistikleri, kurulu kapasiteleri ve kayıtlara geçmiş bilgileri ele alınırken öznel incelemede ise 29 kentten 3165 yönetici ile tek tek görüşülerek araştırma yapıldı. Burada kentlerde en az 100 … bazılarında 200 şirket yöneticeleri ile görüşülerek iş dünyası gözü ile sürdürülebilirlik irdelendi.

Kentlerimizin çevresel değerlendirmelerinde   iş dünyası gözü ile sonuç olarak “firmaların çevreye ve doğaya duyarlı olmadıkları” çıkmıştır. Bu üzücü sonuç iş dünyasında yönetici olan kişilerin kentlerindeki firmaları… kendi sektörlerini değerlendirmeleridir. Doğa koruma bilincinin eksikliği yöneticiler tarafından dile getirilmiştir.

Sürdürülebilirlik bileşik endeksinde en üst sırayı Eskişehir ve Kayseri almış… bu kentlerimizi Konya ve Bursa izlemiştir. Eskişehir’in en önde olmasında ekonomik alanda yeni yeknolojilerde sanayi uygulamaları, yaratıcılık öne çıkarken sosyal performansta ise üniversitenin geniş katkısı yanında sanat etkinlikleri kentin başarılı yönetimi… ulaşım ve kentin sosyal yaşama sunduğu olanaklar kendini göstermiştir. Ülkemizde sadece Eskişehir’deki yöneticiler ileriye dönük olarak “doğanın , çevrenin korunması” konusunda olumlu beklentilerini dile getirmişlerdir. Ülkemizde sadece be kentte yaşayan yöneticiler böyle olumlu beklenti ortaya koyarken diğer bütün kentlerdeki yöneticiler kentlerindeki “ en dezavantajlı konuları ve beklentileri” söylerken çevre kirliliği ve doğanın tahribatını belirtmişlerdir. Bu durum kentlerimizde ileriye dönük beklentilerin ne kadar olumsuz olduğunu ortaya koyuyor.

İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Konya, Adana, Ağrı, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Malatya, Mardin, Zonguldak ve Van’da ileriye dönük doğanın korunması beklentileri olumsuz çıkmıştır. Bu “alarm” veren bir durumdur.

Sadece Kırklareli, Gaziantep, Kastamonu ve Hatay’da ileriye dönük doğanın korunmasında olumsuz beklenti dile getirilmemeiştir.

Boğaziçi Üniversitesi araştırması ülkemizde iş hayatının Doğa Koruma ve Çevre bilincinden ne kadar uzak olduklarını net bir şekilde ortaya koymuştur.Bunu değiştirmek zorundayız !…

Doğa Koruması ve Çevre konularında sürdürülebilirlik için enerji konusu en öne çıkmaktadır. Enerji üretimi zorunluluğu ve üretirken salınan sera gazları nedeniyle bu alanda kentlerimiz sıkışmış vaziyette görünmektedirler. Ülkemizin enerji ihtiyacının % 40 ı etkili enerji verimliliği uygulamalarında geçtiği bilinmesine rağmen bu konu önemli adımlar atılmamaktadır. Alınan önlemler yeni yapılaşmalara dönük sınırlı ve katkıları çok uzun süreler sonra belki ortaya çıkacak gevşek önlemlerdir. Yapılması gereken bir seferberlik olarak bu konuya eğilip örneğin kentlerdeki eksiksiz bütün binaların yalıtımının yapılması…enerji verimli elektrikli cihazlara izin verilip diğerlerinin yasaklanması…. gibi köklü önlemlerin alınmasıdır.

Kentlerimizde toplu taşıma ile ulaşım… ormansızlaşmanın önüne geçilmesi… suyun verimli ve etkili yönetimi … ve diğer hususların ele alınması kaçınılmazdır. Araştırma kentlerimizin bu konulardaki acizliğini ortaya koyarken bizlere de yapılması gerekli , alınması zorunlu olan önlemlere sıkıca sarılmamız gereğini hatırlatıyor.

İyi yönetilen kent Eskişehir’i kutluyorum… bu kentte yaşayan iş dünyasının ileriye dönük doğa koruma beklentilerinin olumlu olmasını önemsiyorum. Bu kenti örnek olarak diğer kentlerimize göstermek gerektiğini dile getirmek istiyorum.

Unutmamalıyız ki ekonomik ve sosyal basarılar… olumlu gelişmeler ancak yaşamsal geresinim duyduğumuz temiz hava soluyabilirsek, temiz su kullanıp içebilirsek , gıda güvenliği açısından sürdürülebilir tarım uygulamaları yapabilirsek , sürdürülebilirlik açısından olumlu not alan kentler yaratabilirsek bir anlam taşır… yoksa kuru bilanço sonuçları yaşamsal tehlikeleri uzaklaştırmaz.

Yorum Bırakın

Go Up