Önceki Sonraki

Küresel Isınma ve Liderlik

24 Şubat 2016 / SÜRDÜREBİLİRLİK

Mayıs 2007

İnsanoğlunun sanayileşmek adına özellikle son kırk, elli yılda yaptığı olumsuz katkılar ile yerkürenin iklimini değiştirmekte olduğunu artık hemen herkes öğrendi. Bu değişim kendisini “ısınma” olarak gösteriyor ve eğer küresel etkin önlemler alınmazsa bu ısınmanın hızla artmaya devam edeceği bilim adamları tarafından kabul ediliyor. İklim değişikliğinin   kaçınılmaz olarak 2 derece ( Celcius ) gerçekleşeceğini bilim adamları dile getiriyorlar, raporluyorlar. Önlem alınmadığı takdirde ısınmanın önümüzdeki elli yıllık dönemde yüzde elli ihtimalle 5 derecelik artışlar gösterebileceğini belirtiyorlar. Burada en etkin raporlamayı Sir Nicholas Stern’in taptığını görüyoruz, çünkü kendisi insanların ancak anlıyabildiği dilden konuşup “cüzdan”ların nasıl olumsuz etkileneceğini gösteriyor… Hemde dünyanın bütün ekonomilerinin ürettiği gelir ( gayrisafi hasila ) den nasıl gerilemeler olacağını, halkların fakirleşeceğini dile getiriyor.

Bizim gibi Akdeniz havzasında yaşayan ülkelerde de afetler, tarım üzerindeki olumsuz etkiler, su baskınları, turizmin olumsuz etkilenmesi, ulaşım da çıkacak sorunlar ve su sorunlarına dikkati çekiyor. Kaçınılmaz olarak su konusunda yüzde yirmi düşüş ile karşılaşmakta olduğumuz ve etkin önlemler alınması gerekliliği öne çıkıyor.

Bu konularda kaçınılmaz olarak gelmekte olan iklim değişikliği etkilerini öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Çok belirgin olarak projeksiyonlar bilimsel olarak yapılabiliyor. Genelde olaylara “reaktif” bakan yönetim anlayışının hakim olduğu ülkemizde kamu yöneticilerinin, merkezi hükümet ve bürokrasinin, yerel yönetimlerin, iş dünyasının ve sivil toplum örğütlerinin etkin ve proaktif önlem alması ve uygulamaya geçmesi gerekiyor. Seyretmek gereki önlemleri almamak ileride korkunç sonuçları getirecektir. Burada en önemli görev devlet e düşüyor, başta hükümet olmak üzere. İş hayatının , kitlelerin yönlendirilmesi, denetlenmesi “kamu yönetimi”nin görevi olduğuna göre bu konularda aktif politikalar belirleyerek uygulama da kamu yöneticilerinin sorumluluk alanına giriyor. Bugüne kadar bu alanda “etkin” politikalar üretilemedi uygulanamadı. Sadece olumlu gelişmeler olarak “damlama sulama” teşviki ile tarınmda kolaylık getirme dışında dişe dokunur bir şey yok. Hoş, bu konuda muhalefet partileri hiçbir öneri , politika önerisi ile gelmiyor.

Etkin önlemler “cüzdan” dan geçer. Politikaların sadece teşvik ile değil cezalandırma, vergilendirme gibi araçları da kullanması gerekli. Sera gazı salımlarına ve karbon a fiyat koymak, vergilendirmek… denetlemek… uygulamada kurallara uymayanları cezalandırmak gerekli. En başta devletin yönetiminde enerji üretirken kanserojen atıkları hiç umursamadan salan termik santrallardan bazıları başta olmak üzere… Yatağan, Tunçbile, Soma, Kangal…. Gibi

Gariptir ki hükümet ve devlette çevreden sorumlu , bu konuda etkin politika üretme durumunda olana yetkililer in karşı çıktığı Kyoto protokoluna hemen imza koyarak Türkiye en başta kendisini disipline etmeli. Kyoto’nun ekonomimize olumsuz etkilerini sınırlandıracak müzakereleri taraf olduktan sonra yaparak “geçiş dönemindeki ülkeler” kategorisine girerek önlem alınmalı. AB ye uyum çerçevesinde kaçınılmaz katılacağımız bu yaklaşıma karşı durmadan yönlendirmeliyiz. Ekonomimize olumsuz etkileri abartılarak kamuoyunun olumsz etkilenmesini sağlayanlar uyarılamalı. Karbon ticareti ile en fazla senede 2.4 milyar USD yükü olduğunu ileri süren bilim adamları dinlenip, görüşlerine önem verilmeli.

Burada uzun soluklu bakış açısı ,AB yaklaşımı ve vizyonerliği ile umut Başbakan dır. Başbakan talimat vererek Kyoto konusunda, iklim değişikliklerinin çeşitli alanlarda yarattığı tehdit ve fırsatları değerlendirecek politikalar saptanmasını, uygulanmasını , denetlenmesini sağlayabilir. Umut Başbakan ın liderlik vasıflarındadır kanımca. Muhalefetin hiç dile getirmediği bu konularda ümitli olmama maalesef hiçbir sebep yok.

Başbakan önder olarak bu konuyu ele almalı, liderlik yaparak ülkemizi tehdit eden, fırsatlar yaratan iklim değişikliğine eğilerek… gerekli kararları alarak… uygulatarak…denetleterek… farkını ortaya koymalıdır.

Yorum Bırakın

Go Up