Önceki Sonraki

Patagonya… Arjantin… El Calafate

31 Mart 2017 / SEHAYAT

Şili Patagonyası Torres del Paine’den sabah bir minibüs ile Arjantin sınırına ve oradan da El Calafate’ye yola çıktık… Yol planımıza göre yaklaşık beş saat sürecek bir yolculuk.

Torres del Paine Doğa Parkı içinde toprak, stabilize ve virajlı yollardan geçerek bir saati geçtikten sonra asfalt bir yola çıktık…

el-calafate-patagonya

Buzul gölleri ve onların aktığı nehirler yanından geçerek Lenga ormanları arasından yol aldık. Altı, yedi yıl önce kamp yapan gençleri yaktığı kamp ateşini kaçırmaları nedeniyle doğa parkında sebep oldukları büyük orman yangını muhteşem Lenga ağaclarını yakmış, hüzünlü bir manzara ortaya çıkarmış. Patagonya’da hiçbir zaman şimsek ve yıldırım olmazmış… Bu nedenle doğal olarak başlayan orman yangınları olmadığından, yangın sonrası ormanların kendini yenilemeleri de gerçekleşmezmiş… Bu bilindiği için bilim adamları yanan Lenga ağaclari yerine küçük fidanlar dikmişler, tutup tutmayacağını bilemeden… Lenga ağaclarında ana ağac ortada ve yavru ağaclar etrafında yer alıyor… Ana ağaç ölünce çürümesi ve doğaya  toz olarak karışması rutubetin olmaması ve iklimin sertligi nedeniyle çok uzun sürüyormuş… Kırk, elli yılı bulurmuş….

Asfaltta yol aldıktan sonra Arjantin sınırına yaklaşırken orman bitti, yerini uzun ve geniş açıklıkların aldığı step bitki örtüsü aldı… Yolda giderken guanaco ve rhea’ları gördük…

Arjantin sınırını geçip , şoför diesel almak istedi, grev nedeniyle alamadı.. Bundan sonra maceralı bir yolculuk başladı… Saatlerce stepte yol aldık, yokuş asağı vitesi boşa alarak yakıt tasarrufu gibi önlemlere başvurarak yol aldık… Bir de lastiğimiz de patladı. Ortalıkta yüzlerce kilometrede hiçbir benzin istasyonu olmadığı icin heyecanlı bir yolculuk oldu.

El Calafate’ye vardık ve Imago Oteli’ne girdik. Santa Cruz eyaletinde yer alan bu şehir “Los Glacieres National Park” yanında. Şehirde en ünlü Arjantin Lokantası’na gittik, Patagonya’nın kuzuları meşhur Mako restoranına giderek muhteşem kuzuyu Mendoza, Uco Valley’de üretilmiş Malbek şarabı eşliğinde yedik ve mutlu olduk…

Ertesi gün 20 km mesafedeki doğa parkına giderek şahane Perito Moreno buzuluna gittik. Bu bölgede 9.000 yıldır insanların yaşadığı biliniyor. Bu yerliler zamanla yok edilmişler…

Son buzul çağının 16.000 ve 12.000 yıl önce iklimin ısınması ile geri çekilmesi doğayı değiştirmiş. Sivri zirveli  dağlar ve tepeler buzulun törpülenmesi sonucu yuvarlanmış… Buzullar dağların yüksek kısımlarında kalmış. Perito Moreno buzulu Şili ile Arjantin sınırını da olusturan And Dagları’ndan yükseklerden vadilere aşağıya doğru iniyor ve buzul gölüne kavuştuğu yerde eriyen kısımlar gürültü ile parçalanarak suya düşüyor… Bu buzul 250 km karelik alanı kapsıyor…

Perito Moreno, on dukuzuncu yüzyıl ikinci yarısında bu dağlara at üstünde gelerek buzulları belirleyen, kendisinin satın aldığı çok büyük alanları devlete şartlı hibe ederek, doğal park yapılmasının, korunmasının gercekleşmesini sağlayan kahraman… Buzullara onun adı verilmiş. Zaten “perito” uzman anlamına gelen bir ünvanmış…

“Los Glaciares National Park” düzenlenmis yürüyüş yolları ile buzulu, çevresini ve vahşi hayvanların görünmesi ve izlenmesini sağlıyor… Bu doğal parkta “Heumul” adı verilen And Dağları geyikleri, dört gözlü kurbağalar, siyah gövdeli kartallar, gri kürklü tilkiler, baykuşlar ve “upland” kazları, “torrent” ördekleri gibi hayvanlar var…

El Calafate Arjantin’in Santa Cruz eyaleti içinde yer alıyor. Bir önceki dönemde başkanlık yapan Christina Kircher ve ondan önceki başkan kocası, bu bölgeden oldukları için buraya devlet büyük yatırımlar yapmış. Büyük altyapı inşaat işlerinden bu başkanların yolsuzluk ile kendilerini zenginleştirdikleri iddia ediliyor… Demek ki bu gibi davranışlar Güney Amerika’da da varmış…

Yorum Bırakın

Go Up