Önceki Sonraki

Peru: Başka Bir Planet

10 Şubat 2016 / SEHAYAT

Ocak 2016

Tatica Gölü kıysında anaerkil Uros kavimi..

Tatica Gölü kıysında anaerkil Uros kavimi..

 

Ocak 2016 ayında hep merak ettiğim Peru’ya gittik. Dünyanın öbür tarafında çok ilginç bir ülke, sanki başka planette gibi…

Başkent ve en büyük yerleşim merkezi Lima, nüfusun üçte biri burada yaşıyor… yani 10 milyonluk yaygın ve büyük bir kent.. Lima’da ilk dikkatimi çeken şey ; insanların “barışçıl” , sakin olması … bulunduğunuz ortamda bir gerilim veya bir tehdit hissetmediğimiz idi. Bizde İstanbul TEM otoyolunda devamlı görülen kavgalara kaldığım on iki günde hiç tanık olmadım… İzleyen günlerde de Peruluların sürtüşme yanlısı olmayan bir toplum olduğunu gözlemledim…

230 Milyar Dolar civarında olan milli gelirlerinde en önemli varlıkları madenler… Gümüş, kurşun, bakır, demir, kalay, altın, çinko ve kömür gibi madenlerde çok zengin bir ülke. Dünyada bu maden üretimlerinde sıralamada birinci veya ikinci… Bir diğer önemli ekonomik alan denizcilik, balıkçılık… Pasifik Okyanusu güneyinden gelen ve Şili , Peru sahillerini yalayan meşhur “Humboldt Akıntısı” , soğuk sular ve çok zengin deniz ürünleri ile geliyor… Peru’dan batıya doğru dönüyor. Peru Amerika’ya balık ihracatçıları arasında lider… Taze deniz ürünleri Peru mutfağına da yansımış…

Bizim kılavuzun anlattıklarına göre ; “Uros” isimli kavimler MÖ 2000 lerde Polinezya’dan teknelerle gelmişler… Bunu nasıl gerçekleştirdiler çok merak ediyorum… bütün okyanusu basit tekneler ile geçmeleri inanılmaz bir serüven. ”Puquinas” kavmi MÖ 1400 lerde , “Aymaras” lar MÖ1100 lerde ve “Quechua,” lar (Keçhua okunuyor) da MS1000 lerde Peru’ya gelmişler… Uros dışındaki kavimlerin Bering üzerinden Asya’dan göç ettikleri biliniyormuş. Tarihte Bir çok krallık kurulmuş ama bizim bildiğimiz İnka medeniyeti Quechua’lar tarafından kurulup genişlemiş ve İnka İmparatorluğu olmuş.

Bugün Peru halkları Quechua ve Aymara dillerini İspanyolca yanında halen kullanıyorlar…

Lima’da ve sonra da Cusco’da etkileyici müzelere gittik. Çok sağlam bir şekilde bugünlere gelmiş , altın, gümüş, seramik kalıntılar çok güzel sergilenmiş … gidildiğinde mutlaka görülmeli. Müzelerde de İnsanların göçleri haritalarda gösteriliyor…

Bugün mutfağımızda olan pek çok şey Peru’dan dünyaya yayılmış… bunların başında domates, patates var. Burada 2000 çeşit patates varmış. Yirmi çeşidini biz gördük… Yani domates ve patates bizlerin mutfağına herhalde 1800 lerde girmiş… ondan önce yok… Bir başka mucize ürün “Quinoa “ (Kinoa)., çok yüksekte yetişen çok değerli besin maddesi içeren, tahıl olmayan ama kaliteli karbonhidrat içeren bir gıda maddesi…

Peru mutfağı müthiş… bugüne kadar gittiğim en gastronomik ülkelerden… yemek kültürü çok gelişmiş. Zengin ve şahane deniz ürünleri yanında çeşitli sebzeler, meyveler ve kaliteli et olunca çok kaliteli yemekler ortaya çıkmış. Gurme olanlar için mutlaka gidilmesi gereken bir yer… Peru mutfağını etkileyen bir unsur da Peru’da ilginç bir Çin ve Japon azınlık var. Birkaç yüzyıldır oraya yerleşmiş bu milletler de mutfağa katkılarını yapmışlar, ortaya müthiş bir “füzyon” mutfak çıkmış . Bizim çok etkilendiğimiz birkaç restoran “Chez Wong”, “Mercado” ve “Astrıd y Gaston”…

Çok önemli bir yemek “Ceviche” ise halkın gereksinimlerinden çıkmış; balıkçılar ellerinde kalan taze deniz ürünlerini çiğ olarak limon suyuna ve baharata yatırarak, soğanla müthiş lezzetli yemek yapmaya başlamışlar. Zamanla gelişerek başta Amerika olmak üzere çok tutulmuş ve yayılmış. Chez Wong ‘ ta bu konuda dünyaca ünlü ustalardan…

Lima’dan İnka’ların başkenti Cusco’ya gittik, 3.400 metre yükseklikte şahane bir kent… Unesco tarafından korunmaya alınanlar listesinde. 1296 yılında yapılmış bir manastır otele dönüşmüş, Belmond … çok etkileyici. Yükseklikten rahatsız olanlara isteyenlerin odalarına oksijen veriyorlar. Bedenin Yüksekliğe uyum sağlayabilmesi için “acetazolamide” isimli ilaç veriliyor. Bu yükseklikte hava yoğunluğu oksijen az olduğu için bitkinlik, kalp çarpması , pır pır etmesi görülebiliyor. Kan basıncı sorunu olan, kalp sorunu olanlara buralara gelmeleri önerilmiyor… Yüksekliğe uyum sağlamak için İnka’ların yaptığı gibi “Munya” çayı veya “coc yaprağı” çayı içiliyor.

Cusco’dan çok güzel bir tren yolculuğu ile dört saatte Machu Picchu ya yolculuk yaptık, Urumbaba nehri yanında doğal güzellikleri seyrederek ve şelalelere bakarak… Machu Picchu ise muhteşem bir antik kent. 2.800 metre de , İnka’karın granit kayaları şekillendirerek yaptıkları bir dağ şehri… görülmeye değer. İspanyol işgali nedeni ile terkedildikten 360 yıl sonra bir Yale Üniversitesi profesörü Hiram Bingham tarafından bulunuyor. Ant Dağlarının yüksek tepelerine yerleşmiş şehirde taştan yapılmış rasathane, tapınaklar, saraylar ,evler hiç yıkılmadan aynen duruyor.

Cusco’dan diğer İnka kenti Puno’ya on saatlik mükemmel bir tren yolculuğu ile gittik, yüksekliğe tırmanarak…Yolda “ La Raya” da durduğumuzda yükseklik 4.319 metre idi…( bizim meşhur Erciyes dağı zirvesi 3.917m olduğunu hatırlayalım…) . Yol boyunca tırmanırken doğal ortam, flora ve fauna olarak değişti… bitkiler, ağaçlar, çevre, hayvanlar… çok ilginçti. Örneğin koyunlar, inekler yerini bizim bilmediğimiz “Vicunia” , “Guanaco”, “Alpaca” ve “Lama” gibi egzotik hayvanlar ortaya çıkmaya başladı… Kökenleri Deve soyundan olduğunu öğrendiğim bu hayvanların ataları Kuzey Amerika kıtasından milyonlarca yıl önce güneye göç etmiş ve bu hali almışlar… bir büyük kol da Bering üzerinden Asya’ya , Kuzey Afrika’ya göç etmiş ve bildiğimiz Develer olmuşlar… Müze de bunun da haritaları vardı.

Puno meşhur Titicaca Gölü yanında . Bu göl bizim Van gölünün iki katı büyüklükte ve yaklaşık 3.900 metre yükseklikte dünyanın en yüksek gölü. Bir tarafında Bolivya var… tekne ile çıkıp bizim Erciyes dağı zirvesi yüksekliğinde göl gezisi güzellikleri ile unutulmaz bir anı olarak hafızamızda yer aldı.

Bir de Peru’nun en önemli hayvanlarından bir tanesi, İnkalar için kutsal olan “Condor”… Akbaba soyundan olan bu dev kuş büyük kanat açıklığı ve kanat çırpmadan kilometrelerce yol alması ile meşhur… ne yazık ki bu seyahatimizde biz onu göremedik…

Yükseklik sorunu olmayanlara Peru seyahatini yürekten öneriyorum…

4319 metre yükseklikte bir dişi Alpaca anne ve yavrusu

4319 metre yükseklikte bir dişi Alpaca anne ve yavrusu

Macchu Picchu

Macchu Picchu

Cusco daki 1296 dan kalma manastir, simdi Belmond. Oteli...

Cusco daki 1296 dan kalma manastir, simdi Belmond. Oteli…

Çatısı açık taş bir bina içinde yuvarlak granitlerin içi siyaha boyanıyoe ve içi su ile dolduruluyor. Gece gökyüzü izleniyor

Çatısı açık taş bir bina içinde yuvarlak granitlerin içi siyaha boyanıyor ve içi su ile dolduruluyor. Gece gökyüzü izleniyor

 

Titicaca Gölü

3400 metre de İstasyona giderken

3400 metre de İstasyona giderken

Inka kavimlerinden Keçualılar ile birlikte.. Kucaklarında Alpaca yavrusu ile ...

Inka kavimlerinden Keçualılar ile birlikte.. Kucaklarında Alpaca yavrusu ile …

Uros kaviminin sazlardan yaptığı kontiki benzeri tekne...

Uros kaviminin sazlardan yaptığı kontiki benzeri tekne…

Macchu Picchu

Puno’ya 10 saat tren yolculuğu

Yorum Bırakın

Go Up