Önceki Sonraki

Umut Yaratıcılıkta … ve Yeni Teknolojilerde …

07 Şubat 2016 / SÜRDÜREBİLİRLİK

Dünyanın nüfusu büyük bir hızla artıyor, yakında 9 milyar kişi yeryüzünde yaşam savaşı verecek. Ben ortaokulda iken bu sayı 2.5 milyar kadardı yanlış hatırlamıyorsam… Bu da beşyüz yıl once değildi, yalnızca elli yıl önceden bahsediyorum. Bu kadar hızla artan ve gelişen nüfus beraberinde büyük gereksinimler ve zorluklar getirecek.

Yeni doğan bebeklere sağlıklı yaşam hakkı vermek gittikçe zorlaşacak. Yeryüzünün doğal kaynakları üzerinde insanoğlu’nun talebi artacak ve ayakizimiz yükselecek. Milyarlarca insan daha gelişmiş bir yaşamı özliyerek tüketim ekonomilerinin yarattığı müthiş savurganlıkla kendilerini gelişmiş (!) ülke bireylerinin düzeyine çıkartmaya çalışacaklar. “Gelişme” yi daha da çok tüketmek olarak algılayan ve bunu yayan anlayış hemen her ülkede benimsendiğine göre … israf dizboyu devam ettiğine göre … gerçekçi olarak baktığımızda bilinçlenme ile doğal kaynaklar üzerindeki insanoğlunun talebini azaltmak mümkün olmayacak. Öyle görünüyor…

Bir kısım önlemler alınmaya çalışılsa bile ülkeleri yöneten liderler seçilmelerini ve güçlerini devam ettirmelerini bireylerin daha varlıklı olması ve daha da tüketmesi üzerine kurduklarına göre bu akımdan geri dönüş olacağını öngörmek sadece saflık olur. Liderler özlenen yaşam biçimi değişikliğini yönlendirmeyecekler ve bunu göze alamayıcaklar.

Umutlu ve iyimser olmak için ise şöyle söylenebilir; İnsanoğlu teknolojik gelişmeler ile büyük sorunlara büyük çözümler getiriyor… örneğin son yüzyılda insan yaşamının süresini iki misli uzattı ve bunu tarım, gıda, ilaç ve tıp alanındaki büyük gelişmeler ile sağladı. Bunu yapabilen insanoğlu yaratıcılığını devreye sokarak büyük çözümler getirmeye devam edecektir. Öyleyse büyük nüfus artışına da ve bu nüfusun ihtiyaçlarına da yaratıcık ile çözümler üretecektir… Örneğin yaşanacak temiz su sıkıntısını deniz sularının çok daha ekonomik yeni teknolojiler ile temiz suya dönüştürülmesini teknolojik olarak çözmek üzeredir… böylece yaygın olarak su sorununa çözüm üretebilecektir.

Bugüne kadar yaratıcılığından yararlanılan insanoğlunun çok kısıtlı bir kesimi teknolojileri kullanabiliyor idi. Bugünkü nufusun yüzde otuzu yeni teknolojiler ile yaratıcılıklarını devreye sokarken önümüzdeki yirmi yılda yeni teknoljilere ulaşım dünya nüfusunun yüzde altmışlarına ulaşacağı öngörülüyor. Yani milyarlarca parlak ve yaratıcı beyin yeni çözümler üretebilmek ve ödüllenmek üzere devreye girecek. Mobil teknolojiler bu hızlı artışın motoru olarak müthiş bir hızla yayılıyor … milyonlar…milyarlar yeni teknolojilere ulaşabiliyor.

Bu iyimser senaryoda varsayım ise , insanoğlunun zora girdiğinde ve ödülleneceğinden emin olduğunda yaratıcılıkla yeni çözümleri bulup devreye alacağıdır. Teknolojik gelişmenin ivmesinin ve yaygınlaşmasının doğal sorunlara da çözüm bulacağıdır.

Ama bir yandan da doğal dengelerin anahtarı olan biyolojik çeşitliliğin kaybedildiğinde Teknoloji nasıl çözüm üreteceği soruşturulacaktır. Kaybolan ve yeryüzünden silinen türler nasıl geri gelecek ? sorusuna yine bilim insanları çözümler üretmek zorunda kalacaklardır.

İnsanoğlunun “akıl” kullanarak doğal kaynaklar üzerindeki taleplerini… ayak izini küçültmek yerine … bu bilinci yayarak ve gereğini uygulayarak zora girmeden yaşam biçimini değiştirmek yerine … umudunu yaratıcılık ve yaygınlaşan teknolojilere bağlaması da ne kadar “akıllı” bir yaklaşımdır bunu bizden sonraki kuşaklar görecek ve ölçümleyecekler…

 

Yorum Bırakın

Go Up