Önceki Sonraki

Yönetimde eksikliğimiz… Özeleştiri!

24 Şubat 2016 / LİDERLİK

Ağustos 2008

Son genel seçimler ve ortaya çıkardığı tablo yönetim bilimi açısından çok öğretici oldu.Eşsiz örnekler üzerinden değerlendirmeler yapmak mümkün. Bizlere halkın yaklaşımlarını, tercihlerini ve siyasal partilerin değerlendirmelerini izlemek bakımından çok kıymetli örnekler oluşturdu. Görmek için sadec dikkatli bakmak yeterli.

Bu dönem yöneticiler, liderler için gerçekten çok ders alınabilecek pek çok şey var.

Geçen sayıda liderlik açısından CHP nin eksiklilerine değinmiş ve ayrıntıya girmeden bu konuda iyi liderliği oluşturan beş faktör açısından konuyu ele almıştım. Orada işlediğim her faktör için derinlemesine analiz kuşkusuz yapılabilir…ama bu sayıda başka bir konu üstünde durmek istiyorum , genel eksikliğimiz olan bir konu : özeleştiri…

Genel kültürümüz, yetişmemiz, eğitim sistemimiz, aile yapımız…ne derseniz deyiniz, özeleştiri bizim genellikle gelişmemiş yönümüzdür. Biz başarısız bir sonuç alınsığında suçu , yükümlülüğü hemen karşı tarafa atarız… hiçbir zaman aynayı tutup kendi eksikliklerimize, hatalarımıza odaklanmayız. Örneğin; adam kaptan olmuş 450 yolcuyu taşıyan deniz otobüsü gibi önemli bir aracın idaresinden sorumlu. Gündüz vakti demirli duran gemiye bütün hızı ile çarpıyor…ve diyorki “ gemide ışık yoktu !…telsizle bizi uyarmadılar !” . ben bir denizci ve amatör kaptan olarak buna kendimi tutarak “ Yuh !” diyorum… Aslında söylemek istediğim daha ağır laflar var ama , terbiyemi bozmamak adına sadece yuh!…

Türkiye’nin en köklü ve ülkede kendisini “ortanın soluna” konumlandırmış tek partisi olan CHP, son derece kötü yönetilerek toplumdaki gelişmeleri ıska geçerek seçimlerde duvara çarpıyor!…büyük yenilgi alıyor…ve çıkıyor “ biz başarılıyız, oyumuzu geçen seferden % 1.5 arttırdık” diyebiliyor.Aynı deniz otobüsü kaptanı gibi suçu, yükümlülükleri kendisi dışındaki unsurlarda arıyor. “ Seçmen zaten eğitimsiz, akılsız, bilinçsiz..” diyebiliyor…” kömür , bulgur dağıtıldı ondan böyle oldu” diyebiliyor.. Buna benzer ipe sapa gelmez değerlendirmeler yapabiliyor. Diğer siyasal partilerin toplumu yanılttıklarını iddia edebiliyor.

Ünlü futbol takımının kalecisi maç sırasında hakeme koşuyor, tekme sille girişiyor…dövüyor. Hakem kurallara uygun olarak maçı tatil ediyor. Kulübün yöneticisi hakemi suçlayıp “ birkaç dakika kalmıştı, maçı bitirmeliydi… diğer büyük kulüpler olsa tatil edemezdi “ diyebiliyor.

Bu örnekleri arttırmak mümkün. Burada ortak nokta ise ; kimse “özeleştiri” yapmıyor…Kendi hataları, eksiklikleri üzerine odaklanıp, analiz ederek ders çıkarıp kendilerini düzeltmeye gitmiyor. Nerede ne eksiklik varsa onun çözümüne odaklanmıyor.

İyi liderler, yöneticiler…ister özel şirketlerde olsun, ister siyasal partide, veya futbol kulübünde…öncelikle dönüp “samimi özeleştiri” yapmak ve burada gördüğü zayıf taraflarına odaklanıp geliştirmek durumunda.

Önümüzdeki dönem hepberaber CHP yi izleyeceğiz. Eğer gerçek, samimi özeleştiri yapamazsa ilerideki başarısızlıklarına şahit olacağız. Aynen şirketlerde olduğu gibi. İyi özeleştiri yapabilmek için ise en önemli unsur yine insan beyni… Yani en iyi, en yeteneklilerden oluşan ekip olmalı ki; o en iyiler kritiklerini açık seçik ortaya yapabilsinler… eksikler tamamlansın. Ama en iyilerden oluşan ekip kurmakta kompleks siz, özgüveni tam olan ve özeleştiri yapabilen lider tarafından kurulabilir.

Başarılı büyük kuruluşların sürdürülebilir başarıyı yakalamalarının bir “sır”rı da bu !

Yorum Bırakın

Go Up